Sağlıklı Yaşam

Yoga Nedir?

Yoga, Sanskritçe bir sözcüktür. Birlik ve bir olma anlamını taşır. İçsel olarak parçalanmış kişiliğin karşıtı olarak kendisiyle ve çevresiyle bütünleşmiş bir kişiliği tanımlar. Yoga, bir sanat ve bilim olarak kişinin tam olan bilinç düzeyiyle yaşamasına önemli katkılar sağlar. Yoga bir din değildir. Bir tarikat veya Hintlilerin dini inanışı gibi bazı yanlış değerlendirmelere maruz kalabilmektedir. Buda yoganın yeteri kadar tanınamamasından veya önyargı ile ona yaklaşılmasından kaynaklanıyor olabilir. Yada günümüzde olduğu gibi yoganın gerçek kaynağından değilde onu taklit etme cüretini gösteren yapay ve tamamen ticari yanlış uygulamalardan kaynaklanıyor da olabilir.

Yoga sadece birkaç değişik egzersiz hareketinden veya nefes alma yönteminden ibaret değildir. Kendine göre apayrı bir yaşam felsefesini ve yaşamın her şeyini farklı değerlendirişiyle de önemli ayrıcalıklar taşır.

Yaşamın temel gereksinimi

Hareket etmek sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlarındandır. Soluman yemek yemek, su içmek gibi. Hareket etmek genel anlamda fiziksel, metabolik, ruhsal ve diğer sağlık açısından gerekli tüm durumlar için büyük öneme sahiptir. Yürümek, koşmak, değişik sportif etkinlikler ve özellikle sıkça kullanılan kültür-fizik hareketleri… Tüm egzersizler hareket etmenin çeşitleri olarak sıralanır.

Sabit bir şekilde durmanın ve uyumanın dışında, aslında yaşamda hep hareket halindeyiz. Hatta gerçek anlamdaki hareketsizliğimiz kalbimizin durduğu ve artık organların işlevini yitirdiği ölme hadisesiyle meydana gelmektedir. Çünkü bizler uykuda olduğumuzda bile müthiş ve muhteşem olaylar gerçekleşmektedir vücudumuzda.

Aslında gerçek gereksinim

Hareket etmeyle vücudumuzda atıl durumda bıraktığımız gizli güçleride çalıştırmaya başlamış oluruz. Bu gizli güçlerin sınırları çok geniştir. Bu yüzden her olimpiyat şampiyonasında hiç kırılmayacak sandığımız rekorları daha iyi dercelere yerlerini bırakmak zorunda kalmaktadırlar. Tüm dereceler hep insanın gelişimi ve olumlu değişimi ile kırılacaktır. Bu, sınırsız potansiyel gelişiminin ve insanın gizli kalmış güçlerinin açığa çıkmasının bir sonucudur.

Hareket etmeyle kalp atışlarımızı ve dolaşım sistemimizi hızlandırmış oluruz. Kalp atışlarımızın ve kan dolaşımının hızlanması ile daha sık ve derin nefes alıp vermeye başlamaktayız. Nefes alıp vermemiz ve böylece kanımızı oksijenlendirmemiz yaşam için gereklidir. Çünkü oksijenlenmemiş bir kan dolaşımı vücudun hiçbir ihtiyacına cevap veremez. Kirli benzin nasıl otomobilinizin karbüratörünü tıkar çalışmasını ve performansını olumsuz yönde etkilerse, kirli kan da hastalıklara zemin oluşturur. Kalp ve damar hastalıkları, anksiyete, depresyon gibi ruhsal hastalıklar, metabolik kronik zihinsel birçok hastalık doku ve organımızın oksijensiz kalmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Yaşamın temel gereksinimi olarak nitelendirdiğimiz egzersiz, kanımızın oksijenlenmesini sağlaması açısından ikincil öneme sahiptir. Çünkü vücudumuzu oksijenlendirmemiz sadece egzersize bağlı değildir. Oturduğumuz veya uzandığımız herhangi bir yerde de doğru nefes alıp verme ile bunu gerçekleştirebiliriz. İşte tam bu özelliklerle, yani hem hareketlerle hemde oturduğumuz yerde nefes alıp verme teknikleriyle yoga, mükemmel sağlığa oldukça önemli katkı sağlamaktadır.

Tarihçesi

Yoga, sadece Hindistan’a özel değildir. Yoga ve meditasyona ait bilgilere Amerikan Kızılderelileri, İskandinav Göktürkleri, eski Mısır, Babil, Roma, Çin ve daha bir çok kültürde rastlanmaktadır. Yoga çalışmalarına ait ilk bulgular, M.Ö. 1200-3000 yıllarına aittir. Eski şehirler olan Mojendro-Daro ve Harappa bölgelerinde yapılan arkeojolik kazılarda taşlara kazınmış halde yoga pozları vermiş figürler bulunmuştur.

Yaklaşık iki-üç bin yıl kadar önce ilk kez Patanjali tarafından, yoga ile ilgili bilgiler çok kısa bir şekilde Yoga-Sutra kitabında anlatılmıştır. Yoga ile ilgili ilk yazılı metinler anlaşılması kolay ve özet bir halde insanlığa sunulmaya çalışılmıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu