Sağlıklı Yaşam

Semptomlarınızı Kontrol Edin: Alerjisi Olanlar İçin 5 Doğal Antihistaminik

Histamin; boğazda kaşınma, hapşırık ve gözlerde kaşıntı gibi alerjik semptomlara yol açan bir protein türüdür. Antihistaminikler ise vücuttaki histamin aktivitesini bloke eden maddelerdir. Reçeteli veya reçetesiz satılan birçok antihistaminik ilaç, semptomlarının kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ancak bu ilaçlar uyuşukluk veya mide bulantısı gibi yan etkilere neden olabildiğinden, alerjisi olan çoğu insan doğal antihistaminik görevi gören alternatifleri de denemek ister.

Sizler için hazırladığımız bu yazıda, en iyi 5 doğal antihistaminik maddeye yer verdik. Keyifli okumalar!

1. C Vitamini

C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirirken aynı zamanda doğal antihistaminik görevi görür.

2018 yılında yapılan bir göre oksidasif stres, alerjik hastalıklarda önemli bir rol oynuyor. C vitamini de güçlü bir antioksidan ve antienflamatuar olduğundan, alerji tedavisinde etkili olabileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar bu çalışmanın sonucunda yüksek dozda intravenöz C vitamininin alerjik semptomları azalttığını ve C vitamini eksikliğinin alerjiye bağlı hastalıklara yol açabileceğini bildirdiler.

C vitamininin en çok bulunduğu sebze ve meyveler:

  • Turunçgiller,
  • Kivi,
  • Çilek,
  • Brokoli,
  • Dolmalık biber,
  • Domates ve domates suyu,
  • Karnabahar,
  • Kavun,
  • Kış kabağı.

2. Öksürük Otu

Ülkemizde öksürük otu olarak bilinen butterbur; Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın çeşitli bölgelerinde yetişen bir bitki özüdür. Uzun yıllar saman nezlesini tedavi etmek için kullanılan öksürük otunun antihistaminik etkileri olabileceğini gösteren birçok araştırma mevcut. Örneğin 2007 yılında yapılan çalışma, alerjik semptomları kontrol altına alma konusunda öksürük otunun antihistaminik ilaçlar kadar etkili olabileceği gösterdi.

Bunun yanı sıra, öksürük otunun uzun vadedeki etkilerini inceleyen bir bilimsel çalışma bulunmadığı ve bazı insanlarda aşağıdaki yan etkilere neden olabildiği unutulmamalıdır:

  • İshal
  • Baş ağrısı,
  • Uyuşukluk,
  • Nefes almada zorluk,
  • Göz kaşıntısı,
  • Tükenmişlik.

Öte yandan uzmanlar yakup otu, papatya, krizantem ve kadife çiçeğine alerjisi olanların öksürük otuna da alerji geliştirme risklerinin yüksek olduğunu düşünüyor.

3. Bromelain

Bromelain, ananas özünde ve suyunda bulunan doğal bir enzimdir. Bu enzim özellikle ameliyat sonrası oluşan ödemin dağılması ve yara iyileşmesi için tüm dünyada oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Bununla birlikte bromelainin sinüs şişmesi ve iltihaplanmasına da iyi geldiği biliniyor.

2013 yılında fareler üzerinde yapılan bir , bromelainin anti-inflamatuar ve anti-alerjik özellikleri sayesinde alerji duyarlılığını da azaltabileceğini ortaya koydu.

Ancak bromelainin oral takviyesinin bazı kişilerde kalp atışı artmasına, sindirim bozukluğuna ve adet döngüsünde değişikliklere yol açabileceği biliniyor. Bu nedenle özellikle ananasa alerjisi olan kişilerin ananas ile birlikte oral bromelain takviyesinden de uzak durması öneriliyor.

4. Probiyotikler

Probiyotikler sağlıklı bir bağırsak florasının korunmasına yardımcı olan mikroorganizmalardır. Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olan probiyotiklerin, bu yönüyle alerjilerle savaşmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

5. Kuersetin

Kuersetin, birçok bitki ve besinde bulunan doğal bir antioksidan flavonoiddir. Araştırmalar, diyete bol miktarda kuersetin eklenmesinin alerji semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Örneğin çalışma, kuersetinin solunum yolu iltihabını azalttığını ve alerjiğe bağlı solunum şikâyetlerini hafiflettiğini gösteriyor.

Kuersetin birçok yiyecekte doğal olarak bulunur. Bunların başında;

  • Elma,
  • Çilek,
  • Siyah çay,
  • Brokoli,
  • Karabuğday çayı,
  • Üzüm,
  • Yeşil çay,
  • Biber,
  • Kırmızı soğan ve
  • Kırmızı şarap gelmektedir.

Kuersetin çoğu insan için güvenli olsa da bazı kişilerde baş ağrısı, kol ve bacaklarda karıncalanmaya neden olabilir. Ayrıca uzun süre çok yüksek dozda alındığında böbrek hasarına yol açabilir.

Alternatif alerji tedavileri

Alerji semptomlarını önlemek ve tedavi etmek için en sık başvurulan yöntemler şu şekildedir:

Alerjenden kaçınmak

Alerjinin en iyi tedavisi, alerjiye sebep olan alerjenden kaçınmaktır. Bunun için alerji testi yaptırılarak neye karşı alerji geliştiği öğrenilebilir.

İlaçlar

Antihistaminik ilaçlar vücuttaki histamini parçalayarak çalışır. Bu sayede bağışıklık sisteminin alerjene verdiği tepkiyi azaltmaya ve semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olurlar.

Antihistaminik ilaçlar genellikle oral yolla alınır. Bunun yanı sıra semptomların hafiflemesi için göz yaşı damlası ve burun spreyi de reçete edilebilir.

İmmünoterapi

İmmünoterapi, şiddetli alerjisi olan veya alerji ilaçlarına yanıt vermeyen kişiler için en uygun tedavi şeklidir. Bu tedavide, alerjen madde belli aralıklarla kişiye enjekte edilir ve zamanla vücudunun alerjen maddeye karşı duyarsızlaşması sağlanır.

İmmünoterapi uzun soluklu bir tedavidir ve birkaç yıl sürebilir.

Epinefrin tedavisi

Şiddetli alerjisi olanların epidefrin iğnesini (adrenalin) her zaman yanında bulundurması gerekebilir. Alerjik reaksiyonun başlangıcında bu ilacı almak kişilerin hayatını kurtarabilir. Ancak bu tedavi mutlaka bir uzman kontrolünde uygulanmalıdır.

Alerjiye sahip olmak yaşam kalitesini düşüren bir durumdur. Bu nedenle göz kaşınması, boğaz gıcıklanması, kronik burun akıntısı veya tıkanıklığı, hapşırma gibi durumlarda muayene olmak ve alerjenlerden olabildiğince uzak durmak önemlidir. Doğal antihistaminik besinleri destekleyen onlarca çalışma olsa da uzun vadeli etkileri bilinmediğinden, kullanmadan önce doktora danışmak faydalı olacaktır.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir;

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu