Sağlıklı Yaşam

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar: Türleri, Belirtileri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar genellikle korunmasız cinsel ilişki esnasında kişiden kişiye bulaşırlar. Bu hastalıklar vücut salgısı yolu ile bulaşan hastalıklar olarak adlandırılır. Genelde bulaş, cinsel ilişki sırasında gerçekleşir. Ancak nadir olarak kan nakli, ameliyat süreci ve çekimi gibi diğer cerrahi işlemler sırasında da bulaşma durumu söz konusudur. Diğer bulaş yolu olarak hastalıklı anneden gebelik sonucu doğum esnasında bebeğe geçebilir. Cinsel ilişkide bulunulan partner sayısı arttıkça cinsel yolla bulaşan herhangi bir hastalıkla karşılaşma tehlikesi artar. Cinsel yolla bulaş görülen hastalıklara sebep olan mikroorganizmalar kan, sperm ve vajinal sıvılarla taşınabilmektedir. Sağlıklı görünen bireyler de bu tür hastalıkları taşıyabilmektedir. Buna takiben diğer bireylere cinsel temas sırasında hastalık bulaşabilmektedir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğunda erken dönemde belirti gözlenmez. Bu nedenle hastalık bir süre fark edilemeyebilir. Peki cinsel yolla bulaşan hastalıkların teşhisi nasıl yapılır? Tedavi süreci nasıl ilerler? Bulaşan hastalık ölümcül sonuçlara yol açar mı? Tüm detayları sizin için listeledik.

Yaygın görülen ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir?

Frengi

Sifiliz, ya da yaygın bilinen adıyla frengi; Treponema pallidum adı verilen bakterinin yol açtığı cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Hastalığın neden olduğu yaralar temasla kolayca bulaşabilir. Hastalık doğru tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar.

Üretrit

Üretrit, üretranın iltihabi durumuna verilen tıbbi tanımlamadır. Genellikle NSÜ (non-spesifik üretrit) veya NGÜ (non-gonokoksik üretrit) şeklinde de isimlendirilir. Bulaş, sıklıkla cinsel yolla gerçekleşir.

Uçuk

Uçuk, Herpes simplex virüsünün deri yoluyla bulaşması sonucu gelişir. Hastalık ömür boyu tekrar edebilen viral bir enfeksiyon türüdür. Herpes labialis dudakta bulunan herpes genitalis, cinsel bölgede yer alan uçuk enfeksiyonuna verilen isimdir. Ayrıca göz, beyin gibi organlarda bile herpes enfeksiyonu ortaya çıkabilir.

Hepatit

Hepatit B (HBV) ve C (HCV), en yaygın viral hepatit çeşitleridir. Dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 500 milyon kişi bu iki virüsten biriyle kronik şekilde enfekte durumdadır. HBV ve HCV her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin ölümüne yol açar. Bunun yanında her 3 kişiden biri ise şimdiye kadar virüsün en az bir türü ile karşılaşmıştır.

AIDS

HIV (İnsan İmmun Yetmezlik Virüsü) enfeksiyonu kan, kan ürünleri ve diğer vücut sıvıları ile bulaşan, çok ciddi bir hastalıktır. Hastalık ölümcüldür. Virüs bağışıklık sistemi hücrelerini enfekte ederek onların yıkımına veya fonksiyonlarının bozulmasına neden olur. Kişide ileri derecede bağışıklık yetmezliği ortaya çıkar.

Trikomonas

Parazit enfeksiyonu olan trikomoniyaz; cinsel yolla bulaşan hastalık türlerinden biridir. Bu enfeksiyonu taşıyan pek çok kişide herhangi bir belirti hissedilmez. Kötü kokulu vajinal akıntı, sarı-yeşil renge sahip köpüklü vajinal akıntı hastalığın belirtileri arasında yer alır. Vajinal akıntıda kan, vajina içinde ve çevresinde (vulvada) kaşıntı ve tahriş de bu belirtilerden bazılarıdır.

Bel soğukluğu (Gonore)

Gonore ya da diğer bilinen adıyla bel soğukluğu, Neisseria gonorrhoeae olarak adlandırılan bakterinin neden olduğu bir hastalık türüdür. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenlerden biridir. Hastalık pek çok kişide herhangi bir belirti yaratmaz. Gonore belirtileri gösteren hastalarda ise sıklıkla, penis ya da vajinadan beyaz, sarı, yeşil renkte akıntı şikayeti olmaktadır. Sık idrara çıkma, genital bölgede kaşıntı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de hastalığın seyrinde karşılaşılan durumlardandır. Gonore, anneden bebeğe geçebilir. Bu durum bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği gibi vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek önemlidir. Bu nedenle gonore şüphesi taşıyan gebelerin gerekli kontrolleri yaptırması ve önerilen tedaviyi alması fayda sağlayacaktır.

Donovanoz

Donovanoz, bir diğer adı ile “Granüloma inguinale” hijyen ortamının sağlanamadığı koşullarda ortaya çıkar. Sağlıksız beslenmenin hakim olduğu Asya ve Afrika gibi sosyoekonomik düzeyi düşük olan bölgelerde sıklıkla görülür. Donovanoz, genellikle cinsel yolla bulaşan Klebsiella granulomatis türü bakterinin yol açtığı bir enfeksiyon olarak kaydedilir.

Yumuşak çıban 

Yumuşak Şankr olarak da adlandırılan şankroid hastalığı, haemophilus ducreyi bakterisinin yol açtığı bir hastalıktır. Cinsel yolla bulaşır. Kişilerin cinsel organlarında genellikle çok sayıda ağrılı, temasla kolayca kanayan, yumuşak tabanlı ülserler görülür.

Klamidya enfeksiyonu

Klamidya enfeksiyonu “chlamydia trachomatis” adı verilen bakterinin sorumlu olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon türüdür. Bu bakteri çeşiti serviks, üretra ve rektumda bulunur. Ender olmakla beraber klamidya boğaz ve göz dâhil olmak üzere vücudun diğer bölümlerini de etkileyebilen bir bakteridir.

Mikoplazma enfeksiyonu

Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları cinsel yolla bulaşır. Hem kadın hem de erkeklerde genital ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalardan oluşur. Mikoplazma ve Ureaplasma enfeksiyonları genelde belirti göstermezler. Yani “asemptomatik/belirtisiz” olarak seyreden bir sürece sahiptirler.

Molluskum Kontagiosum

MKV, cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında yer alır. Poxvirüs ailesinden Molluskum Kontagiozum virusünün (MKV) etken olduğu, sık karşılaşılan viral bir enfeksiyondur. Virüs, enfekte bireyler ya da havlu, spor veya kişisel eşyalar gibi kontamine aletlerle direkt temas sonucu bulaşır. Tüm dünyada görülen hastalık, sıklıkla küçük çocuklar ve genç erişkinleri daha sık etkiler.

Genital Siğiller

Hem kadınlarda hem erkeklerde görülen genital siğiller, cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonun genital bölgedeki belirtisi olarak görülür. “Kondiloma aküminata” olarak da isimlendirilir. HPV virüsünün (Human papilloma virus – İnsan papilloma virüsü) 200’den fazla çeşidi bulunur. Bunlardan 40’ı genital siğiller olarak sonuçlanır.

Bulaş nasıl gerçekleşir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, bir kişiden diğerine cinsel temas sonucu gerçekleşir. Bu tür hastalıklara cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar da denir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yol açan bakteri, virüs ya da mantarlar bir kişiden diğerine kan, semen, vajinal sıvı veya diğer vücut sıvıları aracılığıyla ulaşabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel temas olmadan da kişiler arasında yayılma gösterebilir. Örnek vermek gerekirse bu enfeksiyonların anneden bebeğe gebelik ya da doğum esnasında geçtiği belirtilebilir. Kan nakli (transfüzyonu), uyuşturucu madde kullanımı, ortak iğne kullanımı gibi durumlar da cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılım yolları arasında yer alır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşında üç temel yol bulunur: Korunmasız cinsel ilişki sırasında sperm, vajinal salgı, tükürük, kan gibi vücut salgılarının karışımı sonrası ameliyat, diş çekimi vb. gibi cerrahi işlemler. Manikür, pedikür gibi kozmetik bakım işlemlerinde kan ve kan ürünleri transfüzyonu ve dikkatsiz sterilizasyon.

Belirtileri nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda birçok farklı belirti görülebilir. Bu belirtileri göz önünde bulundurarak hangi hastalığa yakalandığınızı ya da gerçekten bu hastalığa sahip olup olmadığınızı anlamak pek mümkün değildir. Hastalık taşıyan kişiyle yaşanan oral, anal ve vajinal ilişki sonrasında bu belirtilere rastlanabilmektedir. Bu hastalıklar bazı zamanlarda bulaştıktan sonra dahi hiçbir belirti göstermeyebilir. Mutlaka bir uzmana görünmek bu noktada alınacak en doğru aksiyondur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar sıkça görülmeleri, tanı esnasında yaşanan zorluklar ve tedavi edilmediklerinde yol açtıkları ciddi komplikasyonlar nedeniyle hayati önem taşırlar. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli komplikasyonu olarak kaydedilen ve kadın üreme organlarını tutan pelvik inflamatuar hastalık (PIH) sonucunda tüplerde daralma, kısırlık ve dış gebelik gelişebilmektedir. Bazı mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlar ise cinsel organlarda değişik kanserlere neden olabilmektedir. Örneğin : Human Papillom virüsü anüs ve genital yassı hücreli kanser gelişimine yol açabilir.

Riskli gruplar kimler?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda riskli gruplar bulunmaktadır. Birden fazla cinsel partneri bulunan erkek veya kadınlar, ilaç ve uyuşturucu bağımlıları riskli grupta yer alır. Önceden geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü olanlar ve korunma yöntemi kullanmayan ya da yetersiz korunma yöntemleri kullanan kişilerde yine tehlikeli kategoriye dahil olur. Cinsel yolla bulaşma özelliği olan 25‘ ten fazla mikroorganizma bulunmaktadır. Hepatit B ve HIV (AIDS) virüsü gibi bazı virüsler kanda yoğun olarak bulunmaları nedeniyle cinsel ilişki ile de bulaş gösterirler. Dövme, piercing gibi cilt bütünlüğünü bozan uygulamalarla da hastalık vücuda kolaylıkla girebilirler.

Korunma yolları ve tedavi süreci

Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanmayı engellemenin en sağlıklı yolu güvenli cinsel birliktelik gerçekleştirmektir. Cinsel olarak aktif bir yaşantınız varsa, bulaş riskini azaltmak için uygulayabileceğiniz bazı adımlar bulunuyor. Birden fazla partneri olan kişilerin cinsel ilişkide mutlaka prezervatif kullanması gerekiyor. Ayrıca düzenli kontrol de oldukça önemli bir nokta. Erkeklerde ürolojik muayene ile HPV benzeri lezyonların varlığı ve kan testleri ile hepatit ve HIV kontrolü yapılabilmekte. Kadınlarda da aynı şekilde düzenli jinekolojik muayene ve kan testleri ile değerlendirmeler yapılması önemlidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar günümüzde tanı konulduktan sonra etkili ilaçlarla kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Hastadan alınan öyküde eğer bir genital akıntı bulunuyorsa bu genital akıntının rengi ile dahi tanı koyma işlemi gerçekleştirilebiliyor. Yeşil sarı renkli akıntı gonore (bel soğukluğu), beyaz-sedef renkli akıntı klamidya/ mikoplazma enfeksiyonları için tipik kabul ediliyor. Erkeklerde idrar yolu, kadınlarda vajinadan alınan örnek sonrası antibiyotik tedavisi ile hızlı ve etkin bir tedavi de mümkün. Ancak burada önemli nokta, partnerlerin birlikte ve eş zamanlı tedavi planı.

Viral hastalıklarda da tanı konulduktan sonra antiviral ilaçlar ile kontrol sağlanabiliyor. Günümüzde HIV (AIDS) enfeksiyonlarında bile etkin tedavi mümkün hale gelmiş durumda. Cinsel hastalıklardan bir kısmı teşhis konduktan sonra ilaçla tedavi edilebilir ancak yakınması ve belirtileri olan kişilerin çoğu sağlık kurumlarına başvurmayı ihmal ediyor. Hastalık birçok kişide de semptomsuz seyrettiği için bu kişiler hem hastalığın farkında olmuyor hem de hastalığı diğer kişilere kolayca bulaştırabiliyor. Özellikle seyahat sonucu gidilen ülkelerde tanınmayan kişilerle ilişkiye girmek, cinsel hastalıklar açısından oldukça büyük bir risktir. Herhangi bir şekilde hastalığa yakalandığını düşünen ya da şüphelenen kişiler mutlaka bir sağlık kuruluşuna gitmelidir. Tetkik ve tedavi bu süreçte oldukça önemlidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda tedavinin etkili olabilmesi açısından eş tedavisinin de şart olduğunu tekrar hatırlatalım.

Hangi doktora ve bölüme gidilmeli?

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanı ve tedavi sürecinde en çok merak edilen konulardan biri hangi uzmana gidilmesi gerektiği. Erkekler için Üroloji, kadınlar için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı tarafından hastalık sürecinde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Önemli olan partnerlerin her ikisinin de değerlendirilmesi ve eş zamanlı olarak tedavi sürecini gerçekleştirmeleridir. Tek taraflı tedavilerde uygulama başarısız ve etkisiz olacaktır. Çünkü tedavi edilmeyen partnerde enfeksiyon daha kronik olarak mevcut olacağı için sürekli enfeksiyon alışverişi geçekleşecektir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu